Page 5 - Relaxury Magazine 2019 Turkish
P. 5

Kent planlaması çerçevesinde, aşağı kentin kuzey-güney eksenini
          oluşturan sütunlu cadde iyi korunmuş bir örnek olarak dikkate
          değerdir.  Diğer yandan, kuzey-güney doğrultulu sütunlu caddeyi
          ortasından boylu boyunca kat eden su kanalı ise, bu anlamda önemli
          bir tasarımdır. Kanal, kentteki dört anıtsal çeşme yapısı ve iki büyük
          hamam ile beraber, sıcak Pamphylia ovasındaki Perge’ye bir “su kenti”
          kimliği kazandırmıştır.  Helenistik Dönem’de inşa edilen,
          Roma İmparatorluk Dönemi ve Geç Antik Dönem’de onarım gören
          savunma sistemi Perge’yi öne çıkaran bir diğer öğedir.  Aşağı kentin
          etrafındaki sur duvarı, kuleler, bastionlar ve kapılar büyük oranda
          ayaktadır. Akropolis surları da göz önüne alındığında Perge, antik çağ
          askeri mimarisine dair değerli bir bilgi kaynağı olarak belirmektedir.
          Perge Antik Kenti, yukarıda sayılan nitelikleri ile UNESCO Dünya
          Miras Listesi’ne önerilmektedir.


















             Büyük İskender’in


             ele geçiremediği kent:












                                                                 Perge ve Aspendos arasında yer alan bu Pamphylia şehri, yamaçları
                                                                 neredeyse tamamen dik, üzeri ise düzlük bir tepede kurulmuştur. Belek
                                                                 merkeze 12 km uzaklıkta bulunan önemli bir antik şehirdir. Bu tepe,
                                                                 olağan dışı fiziksel yapısıyla uzaktan bile görülebilir.
                                                                 Diğer tüm Pamphylia şehirleri gibi, Sillyon'un da genel olarak Truva
                                                                 Savaşı'ndan sonra Mopsos ve Calchas isimli kahramanlar tarafından
                                                                 kurulduğu kabul edilir.  Sillyon M.Ö. üçüncü yüzyılda kendi adını
                                                                 taşıyan madeni parasını basmaya başlamıştır. Muhtemelen Roma
                                                                 döneminde Sillyon olarak değişen şehrin ismi, bu paraların üzerinde
                                                                 Sylviys olarak geçer.

                                                                 Antalya il sınırları içinde Helenistik şehir kalıntılarının en yoğun olduğu
                                                                 Sillyon antik kenti aynı zamanda Helenistik savunmanın en iyi temsil
                                                                 edildiği kent olma özelliğini de korumaktadır.

                                                                 Sillyon sarp kenarlı bir tepenin üzerinde kurulduğundan şehri surlarla
                                                                 kuşatmaya gerek duyulmamıştır. Sadece eğimin en az olduğu batı ve
                                                                 güneybatı bölümlerinde surlar, kuleler, siperler dikilmiştir. Bunlar, özenli
                                                                 bir taş işçiliği ve büyük teknik uzmanlık sergilemektedir
                                                                 Sillyon'u gezmek isteyenler sıkı bir tırmanışa hazırlıklı olmalıdır. Ancak
                                                                 tırmanışın sonunda göreceğiniz manzaralar her şeye değecektir. Bu
                                                                 antik kenti gezerken diğer antik kentlerden farklı olarak çok sayıda su
                                                                 kuyusuna sahip olduğunu göreceksiniz.
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10