Sonbahar Tatili İçin Papillon Hotels’i Seçin

Bu yıl 41 dereceye varan sıcaklıklar ile son yılların belki de en sıcak Eylül ayı yaşanıyor. Bu ılık sonbahar günlerini çam ormanları içinde aktivitelerle dolu bir sonbahar tatili ile geçirmek istemez misiniz? Önümüzdeki kış ayları için bol bol D vitamini depolayıp yılın yorgunluğunu atabileceğiniz tatil seçenekleriyle sizler için en iyi sonbahar tatili fırsatlarını sunuyoruz.

Antalya Eylül ayı sıcaklıklar

Normalde 31 derece olan Eylül sıcaklıklarını 5-10 derece aşan bu yılın Eylül güneşinden en güzel şekilde faydalanmanız için çok çeşitli açık hava aktiviteleri Papillon Hotels’de sizleri bekliyor. Eylül ve Ekim güneşi altında kışa en iyi hazırlık için özel tatil fırsatlarımızı kaçırmayın!

Yemyeşil Doğa İçinde Sağlıkla Dolu Bir Sonbahar Tatili

Papillon Hotels sonbaharda sizlere Antalya’nın bu en güzel zamanlarını değerlendirmeniz için pek çok aktivite fırsatı sunuyor. Akdeniz kıyısındaki yemyeşil çam ormanları ile meşhur Belek’te ailenizle birlikte bol aktiviteli bir sonbahar tatili yapabilirsiniz.

Papillon Hotels olarak güneş dolu bir sonbahar tatili ile neler elde edebilirsiniz sizin için derledik:

1. Stres seviyeniz azalır ve kan basıncınız düşer

Sonbahar tatiliAraştırmalar bol oksijenli açık havada yapılan egzersizlerinin stres ve kan basıncını düşürdüğünü ortaya çıkarmıştır. Güneşli ve güzel havalarda doğanın ve yeşilin içinde yapılacak antremanların kapalı ortamlarda yapılanlara göre daha pozitif etkileri olacaktır. Daha az stresin doğal bir sonucu da açık havada maksimum performansa daha kolay ulaşabilirsiniz.

Peki açık havada yapılan bir egzersiz neden stres seviyesini düşürür? Bunun en önemli sebebi egzersizin vücuttaki Serotonin seviyesini yükseltmesi ve dışarıda kapalı mekanlara nazaran daha yüksek olan hava kalitesidir. Egzersiz yaparken, yeterince sıvı aldığınızı varsayarsak, tek ihtiyacınız olan kirlenmemiş ve bol oksijenli havadır. En bol oksijen oranı için de sizlere tüm Papillon otellerimizin yer aldığı doğa mucizesi Belek’in Akdeniz kıyısındaki çam ormanlarını tavsiye ediyoruz!

 

2. Açık hava ve güneş uyku ritminizi düzenler

Sürekli ofis ortamında çalışıyor veya evden dışarı hiç çıkmıyorsanız vücudunuz içsel gece-gündüz döngüsünün temel kaynağı olan gün ışığı ile yeterince buluşamıyor olabilir. Bu yıl tatil yapmadıysanız ve uyku düzeniniz bozulduysa bu ritmi tekrar düzene sokmak için bir sonbahar tatili size çok iyi gelecektir.

Güneş ışığı bizim gündüz ritmimizin önemli ihtiyacı olan odaklanma gibi faaliyetlerin önemli bir bacağı olan Serotonin hormonunun salgılanmasını sağlar. Tam tersine uyumamızı sağlayan temel hormon olan Melatonin ise karanlıkta üretilir. Melatonin hormonu araştırmalara göre enfeksiyon ve iltihaplar, kanser ve oto-immün hastalıklarla mücadelede de önemli bir rol oynamaktadır.

Melatonin’in önemli bir özelliği de güneşin UV ışınlarının gün içinde deride oluşturduğu hasarı gece saatlerinde onarmasıdır. Dolayısıyla aslında vücudumuz aldığınız güneş ışınındaki artışı (iyi bir gece uykusu çekmeniz koşuluyla) kendi içinde dengelemektedir.

Artık Eylül ayında güneş Temmuz’daki kadar dik ve yakıcı değil. Güneş gözlüğü takmadann açık havada vakit geçirdiğinizde veya egzersiz yaptığınızda gözünüzdeki retina tabakasındaki reseptörler sürekli olarak uyarılır. Bu da vücudumuzdaki gündüz-gece döngüsünü sağlayan hormonların daha iyi işlemesini sağlar. Uykusuzluk sorununuz varsa kendinize bir mola verin ve bir tatile çıkın. Güneşten korkmadan, onu kucaklayarak yapacağınız keyifli bir tatil size çok iyi gelecektir!

 

3. Bol bol D vitamini depolarsınız

Bugün, doğal ışık yoksunu bir toplumda yaşıyoruz. Nispeten birkaç nesil önce, dünya nüfusunun çoğu tarımla uğraşıyordu ve günün büyük bir kısmında dışarıdaydı. Bulutlu bir günde bile dışarıdaki doğal ışık 1000 lüksten fazla olabilir. Bu değer normalde iç mekanlarda asla ulaşılamayan bir düzeydir.

Yakın zamanda haftada en az 30 saat kapalı ortamda çalışan insanlarda bir çalışma yapıldı. Vücutta D vitamini oluşumunu tetikleyebilecek yüksek değerli ışığa maruz kalma miktarı hafta sonu da dahil olacak şekilde ölçüldü. Sonuçlara göre bir haftalık ışık maruziyeti kışın 30 ve yazın ise sadece 90 dakika idi. Bu test günümüz insanlarının yazın dahi atalarımızın kışın aldığı güneşten çok daha azını alabildiğini gösterdi. [1]

Oysa ki gün ışığı kışın boşalan D vitamini depolarımızın tekrar dolması için çok önemlidir. Eğer sürekli ofis veya ev içinde çalışıyorsanız vücudunuzun ihtiyaç duyduğu D vitaminini depolamanız çok güç olacaktır.  Eylül ve Ekim ayarında azalan güneş açısı nedeniyle yazın en sıcak dönemindeki kadar güneşten korkmanız gerekmez. Özellikle de açık tenliyseniz Antalya’da bir sonbahar tatili tam da aradığınız şey olabilir!

 

4. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır

Psikologlar, insanların çevrelerinin ruh hallerini ve zihinsel sağlıklarını etkileyebileceğini uzun zamandır biliyorlar. 2015 yılındaki bir çalışmada 2 hafta boyunca üniversite öğrencilerinin lokasyonları ve duygu durumları incelendi. Bu çalışmada depresyon belirtileri gösteren öğrencilerin gitgide daha az sayıda konumda daha çok zaman geçirmeye başladıkları görüldü. [2]

Depresyonun temel göstergelerinden olan kendini tek bir mekana kısıtlama durumu mental yorgunluğunuzun da bir göstergesi olabilir. Yıl boyunca alıştığınız ortamlardan çıkarak farklı bir ortama geçmek zihinsel açıdan da olumlu gelişmeler sağlar. Eski çağlarda Sokrates’e birisi “Seyahat beni hiç değiştirmedi” dediğinde “Böyle olması çok doğal, her yere kendini de beraberinde götürmüşsün” şeklinde cevap vermiştir.

Dilimizde “Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” atasözü ile vurgulanan bu konu sizin değişikliğe kendinizi hazırlamanızla da ilişkilidir. Bütün aklınızda birikenleri seyahatinizde yanınızda taşımak yerine zihninizi mükemmel bir tatil için boşaltırsanız tatil sizin için gerçek bir zihinsel arınmaya dönüşebilir.

Bırakın zihninize kazınan günlük koşuşturmacanın izleri silinsin gitsin. Bu sonbahar tatili sizin için bir milat olabilir. Ama tatilden döndüğünüzde bilgisayarınızın şifresini hala hatırlıyorsanız o tatile tüm bagajlarınızın üstüne kendinizin yükünü de eklemişsiniz demektir.

 

5. Bedensel ve zihinsel iyilik

Pandemi ile günlük hayatımıza damga vuran Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün temel sağlık tanımı şu şekildedir: “Sağlık, yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması değil, tam bir fiziksel, zihinsel ve sosyal refah durumudur.” Papillon Hotels’de harika bir doğanın yanı sıra bedensel ve zihinsel iyiliğiniz için pek çok aktivite de bulacaksınız.

 

Kışa sağlıkla ve zihinsel bir arınmayla girmek için Antalya güneşinin keyfini sonbaharda Papillon Hotels ile çıkarın. Tüm otellerimizdeki sonbahar fırsatlarımız için hemen şimdi iletişime geçin.

 

Kaynaklar:

[1] Journal of Pyschiatric Research: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17275841/
[2] Journal of Medical Internet Reesearch: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26180009/